SON DAKİKA HABERLERİ Ehliyeti bile yok ama Türkiye için yarışacak
https://baglumhaber.blogspot.com/2014/04/son-dakika-haberleri-ehliyeti-bile-yok.html
Kaan Önder sadece 17 yaşında bir motorsporları tutkunu. Onu anlatmanın en kısa yolu “Büyümüş de küçülmüş” sözü. 9 yaşında karting ile başlayan merakını, Türkiye, Avrupa ve Balkan şampiyonluklarıyla taçlandırdı. İbre o kadar yükseldi ki Formula BMW Talent Cup'ta yarışarak, bu alandaki ilk Türk oldu. Ehliyeti bile olmayan ancak bugüne kadar 400’den fazla start alan bu genç adam, pazar günü bir adım daha ileriye gidecek ve ETCC’de (Avrupa Binek Otomobiller Şampiyonası) önemli isimlere karşı Türkiye’yi temsil edecek. Birçok insanın hayal bile edemediği başarılara imza atan Kaan, Fransa'ya uçmadan önce hurriyet.com.tr’ye konuştu.
Otomobillere olan ilginin annen ve babanla 2006’da İstanbul Park’taki Formula yarışında başladığını söylüyorsun. 9 yaşında bir çocuğun otomobillerden etkilenmesi sık rastlanan bir durum değil. Neydi, nasıl bir duyguydu o?
Açıkçası giderken ne bekleyeceğimi hiç bilmiyordum. Daha öncesinde öyle otomobillere aşırı bir ilgim de yoktu ama cuma günkü antrenmanlarında otomobillerin sesini duyar duymaz çok etkilendim. Pistin atmosferi ve ortamı da beni çok şaşırtmıştı ve hemen ilgimi çekti.
BEN PİSTTEYKEN ANNEM ALIŞ-VERİŞ YAPIYOR"
Zorlu ve tehlikeli bir spor ile uğraşıyorsun? Annen ve baban şaşırmadı mı bu duruma?
En başından beri ailem hep destek oldu, bu kadar destek olmasalar şu anki seviyeme asla ulaşamazdım zaten. Annemin hala tedirgin olduğu oluyor ama o da artık alıştı sanırım.
Nasıl başa çıkıyorlar? Yarışlar sırasında çıldırmıyorlar mı?
Annem yarışlarımın çoğuna gelmiyor, piste geldiğinde de heyecandan pek izleyemiyor. Beraber seyahat ettiğimizde genelde biz babamla pisteyken annem de şehirde gezip alış-veriş yapıyor sonra akşam buluşuyoruz. Babam da ilk başladığımızda heyecanlanıyordu sanırım. Ama o da benimle birlikte alıştı bence. Her yarışa, her teste beraber gidiyoruz ve hep benim yanımda olup destek oluyor. Onun desteği, benim için çok çok önemli.
"KURTULMAK İÇİN EHLİYET ALMAK İSTİYORUM"
Direksiyon başında uluslararası başarılar elde ettin ama ehliyetin bile yok. İronik bir durum değil mi?
Son zamanlarda en çok karşılaştığım soru oldu galiba. Artık 18 olup ehliyet almayı daha çok bu durumdan kurtulmak için istiyorum. Ama yarış otomobili kullanmak, trafikte kullanmaktan çok farklı olduğu için çok da yadırgamıyorum.
"İSTANBUL TRAFİĞİNDE BEKLEMEKTEN NEFRET EDİYORUM"
Pistlerde esen bir genç olarak İstanbul trafiği hakkında ne düşünüyorsun?
Tabi dediğiniz gibi daha ehliyetim olmadığı için kullanma deneyimim yok ama trafikte beklemekten gerçekten nefret ediyorum.
"HIZI PİSTLERE SAKLAMAK LAZIM"
Baban ya da bir yakının yanında otomobil kullanırken ne hissediyorsun?
Özellikle trafikte başkasının yanımda hızlı kullanmasından nefret ediyorum. Çok korkutucu geliyor çünkü anlık bir hatanın nelere sebep olabileceğini biliyorum. Hızı pistlere saklamak lazım.
"SINIRLARIMI ZORLUYORUM"
Sadece 17 yaşındasın, fiziksel ve mental olarak da ciddi çalışmalar gereken bir spor ile uğraşıyorsun. Psikolojik ve fiziksel olarak zorlanmıyor musun?
Motorsporları aynen dediğiniz gibi çok zorlayıcı bir spor. Çoğu kişi otobanda otomobil kullanmak gibi bir şey zannediyor galiba ama hiç alakası yok. Fiziksel ve mental olarak hazırlanabilmek için yarışlarım olmadığı vakitlerde çok ciddi bir şekilde çalışıyorum. Her gün kendimi biraz daha geliştirmek için sınırlarımı zorluyorum.
Murat KIVANÇ / hurriyet.com.tr
Otomobillere olan ilginin annen ve babanla 2006’da İstanbul Park’taki Formula yarışında başladığını söylüyorsun. 9 yaşında bir çocuğun otomobillerden etkilenmesi sık rastlanan bir durum değil. Neydi, nasıl bir duyguydu o?
Açıkçası giderken ne bekleyeceğimi hiç bilmiyordum. Daha öncesinde öyle otomobillere aşırı bir ilgim de yoktu ama cuma günkü antrenmanlarında otomobillerin sesini duyar duymaz çok etkilendim. Pistin atmosferi ve ortamı da beni çok şaşırtmıştı ve hemen ilgimi çekti.
BEN PİSTTEYKEN ANNEM ALIŞ-VERİŞ YAPIYOR"
Zorlu ve tehlikeli bir spor ile uğraşıyorsun? Annen ve baban şaşırmadı mı bu duruma?
En başından beri ailem hep destek oldu, bu kadar destek olmasalar şu anki seviyeme asla ulaşamazdım zaten. Annemin hala tedirgin olduğu oluyor ama o da artık alıştı sanırım.
Nasıl başa çıkıyorlar? Yarışlar sırasında çıldırmıyorlar mı?
Annem yarışlarımın çoğuna gelmiyor, piste geldiğinde de heyecandan pek izleyemiyor. Beraber seyahat ettiğimizde genelde biz babamla pisteyken annem de şehirde gezip alış-veriş yapıyor sonra akşam buluşuyoruz. Babam da ilk başladığımızda heyecanlanıyordu sanırım. Ama o da benimle birlikte alıştı bence. Her yarışa, her teste beraber gidiyoruz ve hep benim yanımda olup destek oluyor. Onun desteği, benim için çok çok önemli.
"KURTULMAK İÇİN EHLİYET ALMAK İSTİYORUM"
Direksiyon başında uluslararası başarılar elde ettin ama ehliyetin bile yok. İronik bir durum değil mi?
Son zamanlarda en çok karşılaştığım soru oldu galiba. Artık 18 olup ehliyet almayı daha çok bu durumdan kurtulmak için istiyorum. Ama yarış otomobili kullanmak, trafikte kullanmaktan çok farklı olduğu için çok da yadırgamıyorum.
"İSTANBUL TRAFİĞİNDE BEKLEMEKTEN NEFRET EDİYORUM"
Pistlerde esen bir genç olarak İstanbul trafiği hakkında ne düşünüyorsun?
Tabi dediğiniz gibi daha ehliyetim olmadığı için kullanma deneyimim yok ama trafikte beklemekten gerçekten nefret ediyorum.
"HIZI PİSTLERE SAKLAMAK LAZIM"
Baban ya da bir yakının yanında otomobil kullanırken ne hissediyorsun?
Özellikle trafikte başkasının yanımda hızlı kullanmasından nefret ediyorum. Çok korkutucu geliyor çünkü anlık bir hatanın nelere sebep olabileceğini biliyorum. Hızı pistlere saklamak lazım.
"SINIRLARIMI ZORLUYORUM"
Sadece 17 yaşındasın, fiziksel ve mental olarak da ciddi çalışmalar gereken bir spor ile uğraşıyorsun. Psikolojik ve fiziksel olarak zorlanmıyor musun?
Motorsporları aynen dediğiniz gibi çok zorlayıcı bir spor. Çoğu kişi otobanda otomobil kullanmak gibi bir şey zannediyor galiba ama hiç alakası yok. Fiziksel ve mental olarak hazırlanabilmek için yarışlarım olmadığı vakitlerde çok ciddi bir şekilde çalışıyorum. Her gün kendimi biraz daha geliştirmek için sınırlarımı zorluyorum.
Murat KIVANÇ / hurriyet.com.tr
